Malatya Basketbol

Anasayfa | 12 DABO Spor Okulu | Antrenörler | Hakemler | İl Temsilciliği | İl tertip komitesi | Teknik Komiserler | Haber Ara | Anketler |

HABER ARA


Gelişmiş Arama


      


Malatyanın tarihçesi

Malatyanın tarihçesi

Kategori  Kategori : Malatyanın tarihçesi
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 4643
Tarih  Tarih : 30 Ocak 2009 22:47

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

 
 
 
MALATYANIN TARİHÇESİ

Malatya, kuruluş ve isim itibariyle başlangıçtan zamanımıza kadar büyük bir değişikliğe uğramadan gelen Anadolu şehirlerinden birisidir. Kültepe vesikalarında "Melita" şeklinde görülen Malatya'dan Hitit vesikalarında "Maldia" olarak bahsedilmektedir. Asur lmparatorluk devri vesikalarında ise Meliddu, Melide, Melid, Milid, Milidia olarak geçmektedir. Urartu kaynaklarında ise Melitea denilmektedir. Malatya kelimesinin Hititçe "bal" anlamana gelen "Melid"den türediği anlaşılmaktadır. Hitit hiyeroglif kitabelerinde Malatya şehri, bir öküz başı ve ayağı ile ifade edilmektedir.[1]

Eski çağ coğrafyacılarından Strabon (M.Ö. 58- M.S. 21) Malatya'yı sürekli "Melitene" adı ile zikretmiştir. Kesin olarak yerini vermediği geniş bir alan içerisinde "Kataonia" ile Fırat Nehri arasında Kommagene sınırında Kapadokya Krallığı'nın (M.Ö. 280-212) on Valiliğinden birisi olarak gösterir. Ona göre Melitene, Sophene (takriben bugünkü Elazığ ile Fırat Nehri arasındaki bölgeyi ifade eder) nin karşısında kurulmuş bir eyalet olduğu kadar kentleri bulunmayan bir bölgenin adıdır. Strabon'a göre bu yöre; zeytin-üzüm ve meyva ağaçlarıy1a bezenmiş, Kapadokya'da bir benzeri bulunmayan tek yerdir.

Pline'ye dayanarak Malatya'nın Asur kraliçesi Semiramis tarafından "Meliten" adıyla kurulduğunu kayıt eder. Bu bilgi, daha sonraki çalışmalarda aynen doğrulanmıştır.

Gelişen Maldia-Melite ne (Malatya), Kalkomik çağdan beri iskan görmüş ve bugünkü Aslantapede 27 kültür katı bırakmıştır. Buradan 4 km. kuzeyde yer alan Battalgazi'ye M.S. 79-81 yıllarında Roma kralı Titus zamanında lejyon karargah olarak taşınmıştır. Yine şehre bu dönemde de Melitene adı verilmiştir. Artık bundan böyle bir şehir adı olarak bu isim kullanılmaya başlanacaktır. Roma şehir surları bu dönemde yapılmaya başlamıştır. Burası Roma devrinde, Hudutlarının korunması, coğrafi konumu ve jeopolitik önemi dikkate alınarak mühim bir merkez olarak muhafaza edilmekteydi. Bizans döneminde de bu değerini siyasi iktisadi bakımdan da korumuştur.[2]

Bizans-Arap mücadelesi sonucunda şehir" İslam hakimiyetine geçmiştir. (M.S. 659) Bizans kaynaklarında da Melitene şeklinde kullanılan Malatya şehir adı, Araplar tarafından, kadim şekline yakın bir imla ile "Malatiyye" adıyla anılmaya başlanacaktır. Araplar, "Sugür EI-Cezeriye "nin merkezi haline getirdikleri bu şehri aynı zamanda bölgenin en büyük ve mamur bir beldesi yapmışlardır. Abbaslerden Harun Reşit döneminde (M.S. 786-809) "EI-Avasım" adıyla oluşturulan müstakil bir idari bölgenin merkezi olma hüviyetini kazanır. Böylece Malatya, 1stanbul'a kadar uzanan Rum kazalarının hareket üssü olma özelliğini de taşır. Bu merkezin bir diğer özelliği ise Tarsus, Adana, Maraş şehirleri gibi Horasan'dan nakledilen Türkler'in önemli bir yerleşim yeri durumuna gelmiş olmasıdır. Malatya'ya çok eski zamanlardan beri çeşitli sebeplere bağlı olarak Türk yerleşiminin olduğu bilmekteyiz. Bu bölgede Türk varlığı, Arap - Bizans mücadeleleri sırasında ortaya çıkmıştır. Türkler, bu güzel ve önemli beldenin adını değiştirmeyerek Araplardan aldıkları Malatya şekliyle günümüze taşımışlardır. 11. yüzyıl başlarından itibaren Anadolu bir Türk yurdu haline gelmeye başlamıştır. Bu bölge de Türk-Bizans mücadelelerinin odaklaştığı şehirlerden biri olmuştur. 1056-1101 yılları arasında birkaç defa el değiştirmiştir. 1101 yılında Danişmenli Melik Muhammed Gazi'nin hakimiyetine geçen Malatya, bir daha kayıp edilmemek üzere Türk Beldesi haline getirilmiştir. Selçuklular döneminde "Vilayet-i Malatya" olarak anılan şehir, bir üstünlük ve asalet ifadesi olarak "Daru'r-Rifa" (Saadet, mutluluk yeri) olarak anılmıştır.

Memlüklü devleti kaynaklarında, DulkadirIiler ve diğer Türkmenlerle meskun olan Malatya ve havalisi için "İklim AI-Ozaria (Üzeyir Ülkesi) lakabı kullanılmıştır.

Osmanlılar döneminde aynı adla anılan şehirde , daha önce belirtildiği gibi, 1838 yılında Osmanlı ordusu ikamet ederek kışlamıştır. Yöre insanı Aspuzu bağları olarak bilinen yazlığa göç etmiş, orada yerleşerek bugünkü şehir oluşmuştur. Malatya, günümüze modern bir yapılanma ile gelirken asıl tarih çekirdeğini oluşturan Battalgazi (Eski Malatya), yöre insanının deyimi ile "Aşağı Şeher”, bugün turistik bir ilçe olarak varlığını sürdürmektedir. Bu bilgiler ışığında Malatya, isim olarak fazla bir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmiştirnın

 
Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat Havzasında yer alan Malatya ili, coğrafi konumu, tarihi kervan yollarının - ünlü Kral Yolu ve İpek Yolu - üzerinde bulunması ve sahip olduğu zengin su kaynakları nedeniyle, Neolitik Çağdan bu yana yerleşimlere sahne olmuştur.
İLÇELER
Malatya ilinin ilçeleri; Akçadağ, Arapkir, Arguvan, Battalgazi, Darende, Doğanşehir, Doğanyol, Hekimhan, Kale, Kuluncak, Pötürge,Yazıhan ve Yeşilyut'tur.

Akçadağ : İlçe sınırları içerisinde bulunan TİGEM'e bağlı Sultan Suyu Üretme Çiftliğinde ülkemizin ünlü yarış atları yetiştirilmektedir. Tarihi ve doğal eserler açısından zengindir.Levent Vadisi ilçenin en önemli turizm değerini oluşturmaktadır. Çeşitlibüyüklükte mağaraları olduğu vadide,Geç Hitit Dönemine ait olduğu düşünülen kaya kabartmaları bulunmuştur.

Arapgir : Tarihi eser açısından oldukça zengindir; Ulu Cami, Cafer Paşa Cami, Mirliva Ahmet Paşa Cami, Mola Eyüp Cami, Gümrükçü Osman Paşa Cami Hamamı ve Çobanoğlu Konağı sayılabilecek tarihi eserlerden bazılarıdır.

Arguvan : Karahöyük Köyü, İsa Köyü ve Tarlacık Köyüne bağlı Horumhan Mezrasındaki Morhamam Höyükler'in yanı sıra Kızık Köyünde de Kutsal Balıklı Park bulunmaktadır.

Battalgazi : İlçede birçok cami,türbe bulunmaktadır.Karakaya Baraj Gölünün ilçenin çok yakınında olması turizm açısından önemli getiriler sağlamıştır. Barajda su sporları ve balık avı yapılabildiği gibi gemiyle baraj gezisine katılmak da mümkündür.

Darende : Tarihi ve turistik bakımdan oldukça zengin bir yapıya sahip olan ilçede cami ve külliye gibi eserlerle Günpınar Şelalesi görülmeye değer yerlerdir. Mehmet Paşa Halk Kütüphanesi, Somuncubaba Kütüphanesi, Es Seyyid Osman Hulusi Efendi Özel Kütüphanesi ve Balaban Şeyh Abdurrahman Erzincani Kütüphanesinde nadide el yazması eserler vardır. Ayrıca Tohma Çayı boyunca doğal güzellikler ve mesire yerleri yer alır.

Doğanşehir : Tarihi ve mesire yerleri açısından zengindir. Merkezde tarihi sur kalıntıları mevcuttur. Sürgü Höyük yüzey kalıntılarının tarihi M.Ö. 2-4 bine kadar inmektedir. Erkenek vadisinde bulunan Şelale ile mesire yerleri ve Sürgü kasabasında yer alan Pınarbaşı çok sayıda ziyaretçi çekmektedir.

Pütürge : Malatya'ya 74 km uzaklıktadır. Uzuntaş Köyünde bulunan ve M.S. 450'de yapıldığı belirtilen Peri-Eş (Dilbersen) Kalesi, doğu yakası ilçe hudutları içinde yer alan Nemrut Dağı, Gerar Kalesi ve Battalgazi Ziyareti gibi görülmeye değer tarihi yerler vardır.

Yazıhan : Malatya'ya 40 km uzaklıktadır. Tarihi eser olarak Fethiye Köyündeki Hasan Basri Cami, Fethiye Höyük, Ansur (Buzluk) Mağaraları,Hacı Höyük, İriağaç Köyü Ünür Mezrası Kalesi sayılabilir.

NASIL GİDİLİR
Malatya hem kara hem de demir yolu ulaşımında güneyden kuzeye ve doğuya giden yolların kavşak noktasında yer almaktadır.

Karayolu : Otobüs Terminali: İl merkezine 5 km. uzaklıktadır. Terminale minibüs, belediye otobüsü ve taksiyle ulaşılabilir.

Otogar Tel : ( +90-422) 238 47 68

Demiryolu : Tren İstasyonu: Kent merkezine 3 km uzaklıktadır. Taksi, minibüs ve belediye otobüsüyle ulaşılabilir. Malatya-Ankara (Mavi Tren ve Express tren seferi her gün) ve Malatya-Elazığ-Van demiryolu bağlantıları mevcuttur.

İstasyon Tel : (+90-422) 212 40 40

Havayolu : Sivil havaalanı olmadığı için kent merkezine 30 km. mesafedeki Erhaç askeri havaalanı kullanılmaktadır. Havaalanına taksi ve THY servisi ile ulaşılabilir.
Hava Limanı Tel : (+90-422) 322 34 34
GEZİLECEK YERLER

Nemrut Dağı
Doğu ve Batı Medeniyetlerinin, 2150 m. yükseklikte muhteşem bir piramitteki kesişme noktası, Dünyanın sekizinci harikası Nemrut, Yüksekliği on metreyi bulan büyüleyici heykelleri, metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle, UNESCO Dünya Kültür Mirasında yer almaktadır.
Nemrut Dağı, üzerinde barındırdığı dev heykellerin ve anıt mezarın yanı sıra, dünyanın en muhteşem gündoğumu ve gün batışının seyredilebildiği yer olmasıyla da ilgi çekmektedir. Her yıl binlerce insan gündoğumu ve gün batışını seyretmek için Nemrut Dağına gelmektedir.
UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak ilan edilen Nemrut Dağı, çevresindeki Kommagene Uygarlığı eserleri ile birlikte ülkenin önemli Milli Parklarından biridir. Nemrut Dağındaki dev heykeller ve tümülüs, Arsameia (Eski Kale), Yeni Kale, Karakuş Tepesi ve Cendere Köprüsü Milli Park sınırları içerisinde yer alıyor.

Nemrut Dağı Tarihçesi
İki bin yıldır güneşin doğuşunu ve batışını 2150 m. yükseklikte izleyen dev heykellerin sırrının çözülmesi için Kommagene Uygarlığı'nın keşfine gitmek gerekir.
Nemrut Dağı'nın Kraliyet Akademisi tarafından araştırma yapmak üzere bölgeye gönderilen genç bilim adamı Otto Punchtein başkanlığındaki ekip, Nemrut Dağı'nın tepesindeki tümülüs ve tümülüsün doğu ve batı yanlarında oluşturulmuş teraslar üzerindeki devasa heykeller ve çeşitli kabartmalardan oluşan eserler üzerinde çalışır. Uzun çalışmalar sonunda Grekçe yazılı kitabeyi çözen Punchstein, bu eserlerin Kommagene Uygarlığı'na ait olduğunu ve Kommagene Kralı I. Antiochos tarafından yaptırıldığını keşfeder. Antiochos'un ağzından yazılan kitabe, Nemrut Dağı'nın sırrını ve Antiochos'un yasalarını içermektedir.
Kommagene Uygarlığının ortaya çıkmasını sağlayan kazılar, Nemrut Dağı'ndan başka Arsameia, Samsat ve Fırat Havzasında gerçekleştirilmiştir. Bölgede yapılan kazılarda ortaya çıkartılan taşınabilir eserler müzelerde, geri kalanları da Milli Park Alanı içerisinde korumaya alınmıştır.
Kommagene Krallığı
Yunanca "Genler Topluluğu" anlamına gelen Kommagene, ismiyle bağdaşırcasına, Grek ve Pers uygarlıklarının inanç, kültür ve geleneklerinin bütünleştiği güçlü bir krallıktır. Toros Dağlarındaki çeşitli yolların birleştiği noktada bulunan antik Kommagene Krallığı, Suriye'nin Kuzeyi, Hatay, Pınarbaşı, Kuzey Toroslar ve doğuda Fırat Nehri'nin çevrelediği verimli topraklarda yer almıştır. Tarıma ve hayvancılığa elverişli ve ekonomik önemi yüksek sedir ağacı ormanlarını barındıran Kommagene topraklarının, ilk çağlardan beri yerleşim alanı olarak kullanıldığı civardaki mağara ve arkeolojik buluntulardan anlaşılmaktadır.
Antik dünyanın küçük ancak güçlü ülkesi Kommagene, baba tarafı Pers Krallarından "Krallar Kralı olarak anılan Darius'a ile, anne tarafı Makedonya Hükümdarı Büyük İskender ile akraba olan bir prensin oğlu Mithradates Kallinikos tarafından, İ.Ö. 109 yılında bağımsız bir krallık olarak kurulmuştur. Farklı topluluklardan meydana gelen ve ayrı inanç ve kültürlere sahip Kommageneliler arasındaki birliği sağlamak konusunda büyük başarı sağlayan Mithradates Kallinikos, tanrılarla olan bağını kuvvetlendireceği ve böylece ulusunu barış içerisinde yaşatacağı inancıyla ülkesinin çeşitli yerlerinde tapınaklar yaptırmıştır.

İklim
Kahta ilçe sınırlarındaki Nemrut Dağında karasal iklim özellikleri görülmektedir. İlçesınırlarındaki Atatürk Baraj gölü nedeniyle, iklim yapısı önemli bir ölçüde değişikliğe uğrayarak Akdeniz iklimi ile benzerlik göstermeye başlamıştır. Ancak yaz ortasında bile, Nemrut Dağında gün doğumu oldukça soğuk olur.

Müzeler
Malatya Müzesi
Adres: Dernek Mah. Kanal Boyu - Malatya
Tel: (422) 321 30 06

Kaleler



Eski Malatya Kalesi: Eski Malatya'da olup geniş bir alanı kaplar. Yapımına Roma İmparatoru I. Titus zamanında başlanmıştır. Daha sonra Bizans İmparatoru Justinianus (522-565) zamanında son halini almıştır.
Eski Arapgir Kalesi: Sert kayalar üzerine inşa edilmiş kalenin temel kısımları blok taştan diğer kısımları ise kesme taştan yapılmıştır. Anadolu Selçuklular Dönemi eseridir.
Doğanşehir Kalesi: Doğanşehir ilçesinde yeralan kale beşgen bir yapıya sahiptir. Romalılar Devri'nde yapılmıştır.

Camiler ve Türbeler
Malatya'nın önemli camileri Ulu Cami, Arapkir Ulu Cami, Yeni Camii,Yusuf Ziya Camii, Çarşı Camii, Melik Sunullah Camii(Battalgazi), Somuncu Baba Camii(Darande), Molla Eyüp Mescidi(Arapkir)'dir.
Önemli kümbetler Emir Ömer Türbesi, Sıddı Zeynep Kümbeti(Battalgazi) ve Kanlı Kümbeti(Battalgazi)'dir.

Hanlar
Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı: Eski Malatya'da dikdörtgen alan üzerine inşa edilmiştir. 1632 tarihinde IV. Murat'ın silahtarı Bosnalı Mustafa Paşa yaptırmıştır.

Taşhan: Hekimhan ilçesinde Malatya Sivas karayolu üzerinde, Eski Darende'dedir. Selçuklu Sultan Hanlarının geleneklerini devam ettiren bir yapıdır.

Bedesten: Eski Darende ilçesinde yer alan dikdörtgen bir yapıdır.

Mesire Yerleri
Malatya'yı çevreleyen bölge ziyaret edilebilecek bir çok yer sunar. Sultansuyu'nda, sadece safkan Arap atları yetiştirilmez, ayrıca bu büyüleyici yer yakınında Sultansuyu Barajı'nın oluşturduğu göl kenarında insanların piknik yapmasına fırsat tanır. Karakaya Barajı'nın oluşturduğu göl şehirden 15 km. uzaktadır ve yaz ayları yerel halkın gözde piknik mekanıdır. Bu gölde balık avına izin verilmektedir. Darende'nin 10 kilometre batısındaki Günpınar Şelalesi insanların doğal güzelliğin zevkini çıkarıp, piknik yapacağı ve dinleneceği bir yerdir.
Şehre yakın diğer dinlenme alanları Gündüzbey Pınarbaşı, Orduzu Pınarbaşı, Yeşilyurt ve Konak kasabasındaki Horata Suyu'dur. Bunlar arasında Yeşilyurt ve Gündüzbey kirazıyla ünlüdür. Kiraz hasat mevsiminde (Haziran ayı), Yeşilyurt'ta Kiraz Festivali düzenlenir.
Arguvan ilçesinin Kızık köyü tabiat güzelliği ile huzur vermekte, köyün koruma havuzunda bulunan balıklar ise ziyaretçileri hayrete düşürmektedir. Burada bulunan bir su kaynağı ve kaynaktaki balıklar kutsal kabul edilir. Bu nedenle balıkların yenmesine izin verilmez. Yerel halk bu balıkları 'bulaşıkçı' olarak nitelendirmektedir. Çünkü balıklar köylülerin suya bıraktığı kirli kapları temizlemektedirler.

Sportif Etkinlikler
Doğa Yürüyüşü: Nemrut Dağı, Sultan Suyu Vadisi, Levent Vadisi ve Pötürge ilçesi yaylaları doğa yürüyüşü sevenler için ideal yerlerdir.
Cirit: Ata sporu cirit, Malatya festivallerinin vazgeçilmez faaliyetlerindendir. Malatya'da özel olarak yetişen atlar eşliğinde yapılan bu spor, yerli ve yabancı turistlerde büyük ilgi uyandırmaktadır.
Olta Balıkçılığı: Balık avlamayı zevk haline getiren balık severler için Karakaya Baraj Gölü, Sultansuyu Baraj Gölü ve Sürgü Baraj Göllerinde olta balıkçılığı oldukça yaygındır. Çevrede bulunan dinlenme mekanları da ziyaretçilere uygun ortamlar sunmaktadır.
Yamaç Paraşütü: İnönü Üniversitesi Havacılık kolu Yamaç Paraşütü eğitim ve atlama kursu düzenlenmektedir.
COĞRAFYA
Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat Havzasında yer alan Malatya İç Anadolu, Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine doğal geçişi sağlayan yol güzergahındadır. Malatya genel olarak yüksek plato ve dağlardan oluşan bir arazi yapısına sahiptir.
İlin güney bölümü meşe ağaçlarından oluşan korular ve baltalıklarla, kuzeyi ise bozuk nitelikli yapraklı ormanlarla kaplıdır. Nehir ve çay kenarlarında kavaklık ve söğütlükler bulunur. İl merkezi ve ilçelere bağlı köylerde, kayısı başta olmak üzere geniş meyvelikler yer alır.



İklimi karasaldır; yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve çoğu kez kar yağışlıdır. Ancak son yıllarda yapılan Karakaya ve diğer baraj göllerinin etkisiyle, iklim yumuşayarak zaman zaman Akdeniz iklimi özelliklerini göstermektedir. En çok yağış, ilkbahar ve sonbahar aylarında görülmektedir.
NE YENİR
Lezzetli bir mutfağa sahip olan Malatya mutfağında etin ve bulgurun önemli bir yeri vardır.Çoğunlukla bulgur ve diğer malzemelerin karışımıyla yapılan 70 tür 'köfte' bulunmaktadır. Bulgur, fasulye yaprağı, kiraz, ayva, üzüm ve dut yaprağı ile yapılan sarmalarda da kullanılır.
Ayrıca kebaplardan, tatlılara kadar birçok yerde kullanılan kayısı ve ürünlerinin, damak lezzetinde önemli bir yeri vardır. Yerel mutfağın gözde yemeklerinden kağıt kebabı ve içli köftenin ise tadına doyum olmaz. Tanımlamanın yetersiz kalacağına inandığımız birbirinden lezzetli ve çeşitli kayısı tatlılarını ise Malatya'yı ziyaretinizde mutlaka tatmalısınız.
NE ALINIR?
Sofra bezi, perde, yazma gibi ahşap kalıplarla ve baskı tekniği ile süslenmiş dokumalar; halılar, canlı ve renkli olan kilimler, cicim; dövme, çekme germe gibi yöntemlerle yapılan bakır mutfak eşyaları; ahşaptan yapılan ve "güm güm" denen yayıklar çıkrıklar, kaşıklar Malatya'dan alınabilecek özgün hediyelik eşyalardır.
Kuru kayısının yanında, kayısının çeşitli türlerinden yapılmış dondurulmuş kayısı, kayısı konservesi, jöle, reçel, marmelat ve kreması, yeşil kayısı turşusu ve pestilinin de yapılacak alışverişlerde alınması tavsiye edilir.
Malatya kent merkezindeki Kapalı Çarşı, Bakırcılar Çarşısı, Kuru Kayısı Pazarı, Atatürk ve İnönü Caddeleri ile Milli Egemenlik Caddesi alışveriş merkezleridir

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Malatyanın tarihçesi

SON DAKİKA HABERLERİ

SON YORUMLANANLAR


       

       

       

       

             





    RSS Kaynağı | Yazar Girişi

       

    malatya | Otobüs Bileti | Rehber | Kepez Mermer